29 Temmuz 2016 Cuma

Üniversiteyi Şehir Dışında Okumak

Tercih 2016

Sınavı-Yerim Tercih rehberinde önceki yazılarda Tekrar hazırlansam mı, Hangi mesleği seçmeliyim, Tercih listesini hazırlamak (üniversite seçimi), vakıf ve devlet üniversitelerinin farkı konularını konuştuk. Şimdi biraz üniversiteyi şehir dışında okumayı konuşalım.

Üniversiteyi şehir dışında okuma kararı, kişiliğiniz için atacağınız çok önemli bir adımdır. Önce kararsızlara durumu anlatalım, sonra kararını vermiş olanlara tavsiyelerde bulunalım.

Üniversiteyi şehir dışında okumak koskoca şehirde bir kendi başınıza olmak finansal durumunuzu yönetmekten, ne zaman ne yapacağınıza karar vermeniz, sorumluluk almanız anlamına geliyor. Zorlu bir süreç ama size kattıkları inanılmaz değerli. Rehberin ilk yazısında değindiğim hayata karşı hep güçlü olmanız gerektiğini de göz önünde bulundurursak, eğer üniversiteyi şehir dışında, ailenizden uzakta okuma fırsatını kaçırmamanız gerektiğini söyleyebilirim. Buna en büyük istisna, şehir dışında okuyacağım deyip saçma bir bölüme girme hatası olur. Böyle bir şey yapmayın.



Okula Alışma

Şehire alışmaya ufaktan başlayın. Önce "benim" diyebileceğiniz bir yeriniz olmalı. Üniversiteye girerken barınma için öncelikle yurtları tercih etmenizi öneririm. İlla okul yurdu olmak zorunda değil, imkanınız varsa özel yurtta da kalabilirsiniz ama ilk tercihiniz yurt olmalı. Yurtta okula sizinle aynı yıl girmiş, aynı bölümde okuyan insanlarla tanışabilirsiniz.

Tanıştığınız insanlarla ikinizin de yapmaktan keyif aldığınız bir etkinlik için dışarı çıkıp şehri tanımaya başlayabilirsiniz. Eğer kendi iç dünyanızla vakit geçirmeyi benim gibi seviyorsanız, kendi başınıza gezmenizi de tavsiye ederim. Ama bu sosyalleşmenin önünde bir engel olmamalı tabi :)

Şehirde birkaç akraba varsa arada bir onları ziyaret ederek ev yemeklerinin ve aile sıcaklığının özlemini giderebilirsiniz.

İnsanlara Alışma

Hazırlık okuma imkanınız varsa ve İngilizceniz şöyle böyleyse, okumanızı öneririm. Bu size hem şehire hem okula ısınma fırsatı verir. Eğer hazırlığı atladıysanız bir sonraki paragraf sizin için daha önemli hale gelecek.

Kendinizi yabancı hissetmemek için okulun kulüpleriyle haşır neşir olmanızı ve ilk sene 2-3 tane öğrenci kulübüne düzenli olarak katılmanızı öneririm. Bu dediğimi aklınızda iyice tutun, çünkü bu gerçekten çok fark yaratır.

Ayrıca, okula gelmeden önce sosyal medyada kurulan ".. üniversitesi 2016 girişliler" tarzı sayfaları takip etmeni, insanlarla okula gelmeden önce tanışmanı öneririm. Ben yapmıştım, faydasını gördüm.


Hayatını yeni baştan kur

Artık ne yapmak istiyorsan onu yapabilir (abartmamak kaydıyla :)), gece geç yatabilir, diş macununu ortadan sıkabilirsin. Derslerini aksatmadıkça aklına gelen türlü türlü şeyleri yapabilirsin. Gecenin 12'sinde oda arkadaşlarınla pizza siparişi verebilirsiniz :) Ya da gecenin 4'ünde kampüste gezintiye çıkabilirsin. Hepsi de yaptığım şeyler, hoşunuza gideceğinizi garantisini veririm.

Üniversiteye geldikten sonra çabucak ısınmanı sağlayacak olan iki etken olan derslere düzenli gitmek ve sosyalleşmek konularına dikkat ettiğin sürece sorun yaşamazsın.

Sorumluluklar

Büyük özgürlük, büyük sorumluluk getirir. Elbette üniversiteye gecenin bir yarısı arkadaşlarınla playstation oynamak için gelmedin. Çalıştığın günleri unutma. Derslerinde aksaklık yapma. Sağlığına dikkat et. Uykunu kaliteli bir şekilde al. 

Hayatımda hiç serum yememiştim fakat okulun ilk haftası babam geri döndükten iki gün sonra mide rahatsızlığı yaşayıp yatağa düşmüştüm. İnternetten tanışıp çok iyi dost olduğumuz bir arkadaşımı çağırmıştım beni alsın diye (sosyalleşmenin faydasını görüyor musun). Zaman gelecek 40 derece ateşle yatacaksın, sana çorba yapan kimse olmayacak. Paşa paşa yataktan kalkıp hastaneye gideceksin. Yeri gelecek baş ağrısından öleceksin ama ne oluyorsun diyen olmayacak. 

Ay başında gereksiz harcamalar yapacak ay sonu gelmeden bankada 20 liran kaldığını göreceksin. Bunu kimse bilmeyecek, kimseye anlatamayacaksın. Bu da "hayattam aldığım dersler" kitabına ekleyeceğin altın niteliğindeki derslerden biri olacak. 

Ütünü, çamaşırını, bulaşığını kendin yapacaksın. Hangi kumaş hangi programda yıkanıyor, kıyafetteki kırışıklık en kolay nasıl gideriliyor öğreneceksin. Farkında mısın bilmiyorum ama burada hayatı, ayakların üzerinde durmayı öğreniyorsun.

Eğer birilerinin iteklemesiyle yol alan birisiysen böyle devam edemeyeceksin. Sınav dönemi yaklaştığında kimse artık sana kalk çalış demeyecek. Ödevini son dakikaya bıraktığında o stresi yalnızca sen bilecek ve bundan ders alacaksın. Sınavdan beklediğin notu alamazsan kimse seni teselli etmeyecek, yeri gelecek ailene bunu söyleyemeyeceksin. Tüm bu durumlar yüzünden üniversiteye gelmeden düzenli bir çalışma sistemi edinmeniz gerekiyor. Bu yüzden blogda size çalışma sistemlerini, hayatın yalnızca sınavdan ibaret olmadığını ve zorluklarla hep karşılacağınızı anlatıyorum ya.
Bunları göz önünde bulundurun.

Daha pek çok şey

Burada yalnızca birkaç tanesine değinmiş olsam da ailenizden ayrı üniversite okumanın size katacağı sınırsız fayda var. Kendi başının çaresine bakabilen olgun, sağlam karakterli bir birey olmak için üniversiteyi şehir dışında okumanız çok yararlı olacaktır.

Bir sonraki yazıya dek,
Sınavı-Yerim Anketini doldurmayı unutma: TIKLA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder