30 Ağustos 2016 Salı

Üniversiteye Yeni Başlayacaklara Tavsiyeler

Üniversiteye Yeni Gelenlere Tavsiyeler
Bu yazıyı hem sınava hazırlananların hem yeni kayıt yaptıranların hem üniversitede zaten okuyanların gözden geçirmesi yararlı olur. Böylece (muhtemelen) bozuk olan üniversite algınızı düzeltmiş ve halihazırda okuyorsanız sahip olduğunuz imkanları fark etmiş olursunuz.

Üniversiteye yeni başlayanların aklında binbir soru vardır. Bu soruların başında sosyallik konusu vardır. İstediğim gibi yaşayabilecek miyim? sorusu vardır. İTÜ'de 3 yılını doldurmuş biri olarak deneyimlerimi ve başkalarından duyduklarımı sizinle paylaşacağım.

Özellikle geçen haftalarda kayıt günü Girişimcilik Kulübü standında yüze yakın yeni kayıt yaptıran öğrenciyle ve ailesiyle konuştum. Bunu da göze alarak yazıya başlıyorum.

Sosyallik

Üniversiteye yeni başlayanların en çok merak ettiği konu sosyallik oluyor. Bunun sebebi basit, lisede, özellikle son sınıfta sınava hazırlanıyorum diye sosyalliğinizden ister istemez ödün veriyorsunuz. Dahası, küçük şehirlerde yaşayıp da büyük yerlere gelmek isteyenler daha fazla şeyden mahrum kalmış oluyorlar. Üniversiteye gelince bu imkanlara kavuşuyorsunuz ve tadını çıkartmak istiyorsunuz.

Merak etmeyin, tadını çıkaracaksınız. Sosyallik adına pek çok şey bulacaksınız. Hiç olmadığınız kadar sosyal olma imkanınız olacak. Hele üniversitenizin güzel de bir kampüsü varsa. Yoksa bile öğrenciler sosyalleşmeyi bilir ama kampüs başkadır.

Sosyallikten beklentiniz, kendi ilginizi çeken alanlarda insanlarla vakit geçirmek (bu alanların farkında değilseniz kulüplere girip çıktıkça bunları keşfedersiniz) ve konserler gibi toplu etkinliklere gitmek olursa hem mütevazi hem gerçekçi bir hedef olur.

Sosyallikten beklentiniz ne olmamalı diye sorarsak, olduğunuz kişinin bir anda dönüşüm geçirip (Kafka'ya selamlar) süpersosyal biri haline gelmesini beklemeyin. Üniversite tanıtımlarında genellikle bir grup karma öğrenci bulunur. Ben de yazının kapağını öyle ayarladım ama bu algıyı yıkmak için. Çünkü bu pek de doğru değildir. Sosyal olmayıp, üniversitede sosyal olmamakta master yapan insanlar da vardır.

Yine de bu dönüşüm kesinlikle mümkündür. Lise son sınıfta bırak karşı cinsi, hemcinsleriyle bile pek muhabbet etmeyip üniversiteye geldiğinde sosyalliğini epey yükselten, topluluk önünde konuşma yapan insanlar var. Bu aradaki fark tamamen sizde bitiyor. Sosyal olmak istiyorsanız kulüpler gibi sosyal ortamlarda ne kadar çok takılırsanız o kadar iyidir. Ha, bunu yapmıyorsanız hiç yoktan kendi bölümünüzden insanları tanıyın.

Dersler

Derslerin zorluğu okulunuza ve bölümünüze göre değişmekle beraber zaten kendi puanınıza göre bir yere yerleştiğiniz için (burslu okuyan öğrenciler için durum ayrı, yazının sonundaki linke bir bakın) derslerin zorluğu da size göre olacaktır, belki bir tutam daha zorlu olacaktır.

İlk senenizde deli gibi kasmanıza gerek yok. Dengenin önemli olduğundan bahsediyorum. Geçen sene fazla dersçi iseniz bu sene fazla sosyal olmanızda bir sorun yok. Yeter ki dersler için gerekeni yapın. Bu konuda bilmeniz gereken en önemli şey, derslere düzenli olarak gitmenizdir. Bunu ne kadar vurgulasam az.

Bir de, kendi bölümüzde sizden üst dönemde olanları bulup onlardan dersler ve okul hakkında tavsiye alın.

üniversiteye yeni gelenlere tavsiyeler

Hazırlık

Hazırlığı Okumak
İngilizce bir bölüm okuyorsanız hazırlık okusam mı sorusu kaçınılmazdır. Ben düz lisede adamakıllı bir ingilizce eğitimi görmedim ama yabancı dile ilgiliydim. Hazırlık okudum, bir dönem kadar. Sonra ben sınavı geçerim dedim ve öyle de yaptım. Sene başında yapılan seviye belirleme sınavında yapabildiğiniz kadar yapın, ne soru sallayın ne de bildiğinizi boş bırakın. Sene ortasında atlama şansınız varsa da atlayın.

Üniversitede hazırlık okumanın bir avantajı bir dezavantajı vardır. Avantajı, sizinle aynı dönem okula girmiş yaşıtlarınızla tanışırsınız. Farklı bölümlerden insan tanımanız en kolay hazırlık okurken mümkündür. Aynı zamanda sosyallik için de bulunmaz bir avantajınız vardır çünkü herkes ortama yabancılık çekecek ve ısınmasını sağlayacak birilerini arayacaktır.

Ben sosyal konularda rahat olduğum için hazırlığın ilk haftasında herkes sus pus utangaç otururken sınıfta hocayla muhabbet ediyordum. Öteki türlü hoca bir soru soruyor "Nasıl buldunuz?" diye, herkes utanıyor cevap vermeye :) Ben böyle davranınca onlar da daha rahat alıştılar, sonra millet mıknatıs gibi bana çekildi :)

Hazırlığın dezavantajı lise 5 olması ve rahatlığa alıştırmasıdır. Hazırlık üniversite öğrencileri arasında lise 5 olarak bilinir. Örnek oluşturacak bir üniversiteli profili olmadığı ve herkes liseden yenice çıktığı için ortam biraz lise gibidir. Üniversitede hazırlık okumak sizi aynı zamanda rahatlığa alıştırır çünkü hazırlık dönemi genelde adı üstünde "hazırlık" dönemidir, çok zorlayıcı değildir. Ama kimisi bu kolaylığa alışır ve 1,5-2 sene boyunca hazırlıktan çıkamaz, kimisi bir yılını kaybeder kimisi okul değiştirmek zorunda kalır. O yüzden diyorum ya seviye sınavında yapabildiğiniz kadarını yapın ve bir dönemde atlayabiliyorsanız atlayın.

Hazırlığı Atlamak
Hazırlığı atlarsanız avantajınız erken başlamak olacaktır. Fakat sosyallikten bir tutam ödün verirsiniz. Bunu da ancak okuldaki kulüplere giderek (tavsiyem maksimum 3 tane kulübe gitmeniz) kapatabilirsiniz.

Ekonomik Durumlar

Ekonomik durumunuz ortalama ise burs duyurularını mutlaka takip edin. Gerekirse (muhtemelen gerekir) KYK kredisi de alabilirsiniz.

Üniversitede harcamalarınız doğal olarak artacaktır. Bunun kontrolünü yapmak ve aileniz yetemiyorsa harcamalarınızı kısmak ve belki bir yerde part-time çalışmak zorundasınız.

Sorumluluk

Üniversite hayatına başlamak pek çokları için "piyangodan 1 milyon dolar kazanan adam" sendromuna karşılık gelir. Bir anda sahip olmadığınız sayısız imkanınız olur. Gece dışarı çıkıp sabaha kadar gezebilirsiniz, sinema sinema dolaşabilirsiniz. Bir kız/erkek arkadaş edinip tüm vaktinizi beraber geçirebilirsiniz. Günde 3 tane büyük pizza yiyebilirsiniz. Ütüsüz kıyafetlerle dolaşabilirsiniz. Derslere gelmeyebilirsiniz. Tüm paranızı pahalı kıyafetlere harcayabilirsiniz.
Ama fark edeceğiniz gibi bunların hepsi uç noktalardır. Yeri gelince hepsini yapabilirsiniz ama bu kadar uca gidip orada kalmak en önce size zarar verir. Bu yüzden kendi kontrolünüzü kendiniz sağlamalısınız. Çünkü artık başınızda bekleyip size oğlum kızım diyecek birisi yok. Her şeyin dozunu tutturmayı bilin ve merak etmeyin, bir süre sonra kendinizi kontrol etmeyi de öğrenmiş olacaksınız.

Her şeyden önemlisi; yaşadığınız her anın tadını çıkarın. Hayatınızdaki en güzel dönemlerden birisi üniversite yaşamınız ve siz buraya gelmek için çok çabaladınız. Şimdi yeni ve bambaşka amaçlarınız için çabalayacak, tökezleyecek yere kapaklanacaksınız. Olsun, kapaklanın. Başınıza ne gelirse gelsin altından kalkabileceğinizi bilin ve hayatınızda yepyeni bir sayfa açmanın keyfini çıkarın.

Başarılar!

Diğer üniversite yazıları:
•Yukarıda bahsettiğim yazı: Vakıf mı Devlet mi? (Vakıf üniversitesi ile ilgili maddeleri iyi inceleyin)
Üniversiteyi Şehir Dışında Okumak
Üniversite Hayatı- Giriş

Üniversite hakkında merak ettiğin tüm sorularda rehberler hazırlayıp yayınlamaya başlıyorum! Yepyeni yazılarla üniversitede de eğlenceyi ve başarıyı elde etmek için tıkla!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder