1 Şubat 2017 Çarşamba

YGS/LYS'ye Çok Çalışmak Yetmez! | YGS-LYS 2017

YGS-LYS'ye Çok Çalışmak Yetmez!
Başlık biraz canını acıtmış olabilir. Ama beklediğinden farklı bir içerik okuyor olacaksın.

İster günlük hayattaki bir amaç için koşturuyor ol ister YGS/LYS'de başarı peşinde koşuyor ol, zaman geçtikçe gösterdiğin çaba da artar. Bir önceki yazıda (YGS/LYS'de 10 Bine Girenlerin Farklı Yaptığı Şey) bunun neden doğru olduğunu konuşmuştuk. Bugün de bu artan çabamızın bazen neden daha iyi sonuçlar getirmediğini konuşacağız.

YGS'ye veya LYS'ye ister 1 ay kalmış olsun ister 5 gün ister 6 ay kalmış olsun eğer bu kavramları öğrenir ve kullanırsan verimliliğini anında katlanır. Hatta sınavdan sonra bile işine yarar, o derece :)

Bir Günün 30 Saat Olmasına Gerek Yok

Durumu netleştirelim. Öyle bir an gelir ki yapacak çok fazla işin olur, bir gün şöyle 30 saat falan olsa dersin. İşte tam bu anda meşguliyetlerini gereksiz yere arttırmış olduğunu fark etmen gerekir. Ne demek istiyorum? Sana YGS'ye 1 ay kala tüm konuları (ya da tercih etmediğimiz bir durum olarak bitirebildiğin kadarını) bitirmeni; sonra kalan sürede tamamen soru çözmeni - denemeler, branş denemeleri, tekrar testleri vb.-  önermiştim. Buna göre beş on gün sonra bu evreye geçmiş olman gerekiyor. Ama sen hala konuları bitirmemiş olabilirsin. Belki de bitirdiğin halde hiç bilmiyor gibi hissediyorsundur.



Fark Yaratacağın Nokta

Burayı anlatması biraz zor, bir kez anladığında ise ne kadar kritik bir şey olduğunu anlayacaksın. Bak şimdi, eğer konuları tekrar etmek istiyorsan bu işi konu anlatımlıdan sıfırdan başlayıp sözde hızlıca konuyu bitirip üstüne 5-6 test çözüyorsan tüm bunlara 3 saat harcayarak iyi bir şey yaptığını sanma. Evet belki o konuyu çok iyi tekrar etmiş oluyorsun ama önünde tekrar etmen gereken 100 konu varsa bu 300 saat yapar, aralıksız her gün tam verimle 10 saat çalışsan bile (ki bu imkansız) 30 gününü alır. 300 saatten elinde kalan şey ne olur peki? Sadece bilgileri tekrar etmek. Bilgilerimi tekrar edeceğim diye zaten bildiğin şeyleri "unuttuğunu sanarak" üzerinden tekrar geçiyorsun. Bu hataya neredeyse herkes düşer. Hislerine değil mantığına güvenmelisin. Ben sana çok daha iyi bir senaryoyu anlatacağım.

Önce, eğer varsa denemelerden, branş denemelerinden yanlış yaptığın tüm soruları toplarsın. Bir kez kendin çözmeye çalışırsın. Çözemediğin soruları analiz edersin. Bilgi eksikliği mi var dikkatsizlik mi yapmışsın? Peki bilgi eksikliği olan sorular belli birkaç konuya mı ait? İşte tam olarak o konulara odaklanmalısın. Eğer çalışırken blogda söylediğim gibi not almışsan konu anlatımlı kitabının kıyısında köşesindeki notlarını 5 dakikada oku ya da başka bir konu anlatımlı kitaptan maksimum 10 dakikada tüm konuyu hızlıca tara. Sadece en vurgulu yerleri, formülleri oku. İnan bana bu yeter. Ardından konu kısmından yardım alarak 1-2 test çöz. Bir de yardım almadan 1-2 test çöz. Eğer son testlerde netlerin tama yakın çıkıyorsa o konu bitmiştir. Böyle yaparak neyi değiştirdik? Gel şimdi işin eğlenceli kısmına bakalım. Bu farklı yaklaşımın neyi değiştirdiğine.

Tek Seferde 290 Saat Özgürlük

Eksik olduğunu sandığın konu sayısının 100 değil sadece 10 olduğunu görürsün. Her konuya taş çatlasın 1 saat vakit ayırırsın. Toplamda 10 saatini alır. 300 saat nerede 10 saat nerede. Kalan 290 saatte de güler eğlenir, branş denemesi çözüp bilgilerini taze tutmayı sürdürürsün. Üstüne "nasıl yetiştireceğim bu tekrar edeceğim onca konuyu" telaşın olmaz.

 Şimdi anlıyor musun meşguliyetlerinin neden gereksiz olduğunu?

Verimlilik konusunda saatlerce konuşabilirim. Şimdilik sadece bu düşünce yapısını kavraman bile çok büyük fark yaratacak emin ol. Söylediklerimi çalışmalarına başka nasıl uyarlayabilirsin dur ve biraz düşün. Çalıştığın her saat gerçekten sonuç veriyor mu yoksa bazen öylesine mi vakit geçiriyorsun? Dur ve düşün.
 Bir sonraki yazıda benden anlatmamı defalarca istediğiniz İTÜ'yü konuşuyor olacağız.

İyi çalışmalar!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder