18 Ocak 2017 Çarşamba

YGS/LYS'de 10 Bine Girenlerin Farklı Yaptığı Şey

Merhaba, nasıl gidiyor çalışmalar? Keyfin yerindedir umarım. Uzun bir moladan sonra tekrar biraradayız. Blogtaki yazıların YGS/LYS'ye 360 derece hazırlanma konusunda yeterli olduğunu fark ettiğim için artık biraz daha özel sorulara, özel konulara yöneleceğim. 

Geçen gün Seth Godin'in Dip kitabını okuyordum. Kitabı okurken son zamanlarda karşılaştığım en ilginç fikri gördüm. Fikir hepimizin merak ettiği şu durumu anlatıyordu; Neden herkes Microsoft gibi büyük bir şirketi kuramaz? Apple nasıl tüm dünyayı kasıp kavuruyor? Pokemon Go bir haftada nasıl o kadar satışa ulaştı?

Bizi ilgilendiren kısım, Neden herkes sınavda yüksek sıralamalar yapıp istediği üniversiteye giremiyor? 

Sana daha önce defalarca sınavda derece yapanların, ilk 5 bine, 10 bine girenlerin özel insanlar olmadıklarını, dahi olmadıklarını söylemiştim. Bu demek oluyor ki gerçekten isteyen herkes, istediği sıralamayı yapabilir.

Okulun yeterince iyi değil mi? Dershanen yeterince iyi öğretmiyor mu? Dershaneye bile gitmiyor musun? Arkadaşların seni aşağı mı çekiyor? Ailen seni yeterince desteklemiyor mu? Hocaların sürekli motivasyonunu mu kırıyor? Ders çalışırken bir yandan bir işte mi çalışıyorsun? Yoksa ilk girişinde başaramadın mı? Herkes çok önceden mi başlamış hazırlanmaya, geri mi kaldın? 

Elimde bir kalem olsa da tüm bu bahanelerin üstünü koyu koyu çizsem. Kalemim olmadığı için şöyle yapacağım:
Okulun yeterince iyi değil mi? Dershanen yeterince iyi öğretmiyor mu? Dershaneye bile gitmiyor musun? Arkadaşların seni aşağı mı çekiyor? Ailen seni yeterince desteklemiyor mu? Hocaların sürekli motivasyonunu mu kırıyor? Ders çalışırken bir yandan bir işte mi çalışıyorsun? Yoksa ilk girişinde başaramadın mı? Herkes çok önceden mi başlamış hazırlanmaya, geri mi kaldın?

Şuan sınav çalışmanda hangi durumda olduğunu, kaygılarını falan bir kenara bırak, önümüzde daha önemli bir mesele var. Söyle bakalım 2.5 milyon kişi içinde ilk 10 bine yani binde 4'lük dilime girmek ister misin? Hayır, ciddiyim. Gerçekten bunu istiyor musun? Gerçekten?

Gel bakalım o zaman başarının sırrına, kimsecikler görmeden.

Burada seni binde 4'lük dilime sokmaya çalışıyoruz. Bu kişiye göre değişir, kimisi 5 bini hedefler kimisi 20 bini(20'den aşağısı olmaz), burada önemli olan o en önemli dilime girmek.

Önce aşağıdaki grafiği iyice incele.

Sınavda Derece Nasıl Yapılır

Bir şey anlamadın değil mi? Merak etme anlatacağım :)

Kitabın vurucu fikri şuydu: En büyük başarılara imza atanlar, dipten kurtulmuş olanlardır. 

Bu ne demek? Dip, sürekli daha fazla çabalamana rağmen aldığın sonuçların kötüleşmesidir. Eğer çokça insanın istediği bir şeyi (YGS/LYS'de iyi sıralama yapmak) çok az kişi elde edebiliyorsa orada bir dip vardır. Düşünsene 2,5 milyon kişi iyi puan yapmak istiyor ama sadece 10 bin kişi bunu elde ediyor. İşte bu kadar büyük bir fark olunca dip de uçurum kadar büyük olabiliyor. Hep diyorsun ya çalışıyorum ama netlerim yükselmiyor diye, hatta yazısını da yazdım, dikkat et çünkü dipte olabilirsin.

Tüm bunlar ne anlama geliyor?
YGS/LYS çalışmalarına başladığında konuları çatır çatır bitirirsin ne de olsa sorular kolaydır, sen de çok isteklisindir. Ama tam olarak öngöremediğin bir anda netlerin çakılıverir. Halbuki bakarsın uyku düzeninden çalışma saatine kadar her şey daha iyiye gidiyor. Ama olmuyor dersin. Hedefin 140 net ise sen 110'da takılı kalıverirsin, hem de 5 - 6 belki 10 sınavdır böyledir durumlar.

Dip'e hoşgeldin.

Sınava "ciddi" çalışan herkes dip ile karşılaşır. Onunla karşılaştığında ondan korkmamalısın, hatta dipi sevmelisin. Çünkü o seni diğer 2.490.000 insandan ayıracak olan yegane şeydir.

Dip ile karşılaşan insanların çoğu pes edecek ve "normal", "abartı olmayan", "herkesin girebileceği" bir üniversiteye gitmeyi kabullenecektir. Oradan çıkınca da "herkes gibi" biri olacaktır. İşte tam bu noktada yola devam edenler, yani fark yaratanlar, "bu netler de neymiş, ben daha iyisini yaparım" diyenler sınavda derece yapar. Bu kadar basit.

Diple ilgili çok önemli bir durum şudur; dip'i geçmek inanılmaz zordur. Burada okuyup da "çabalamaya devam edersem olacak yani" demen asla yeterli olmaz. O kadar insanı pes ettiren şey, dipi geçmenin zorluğudur. Hem de ne kadar süreceği belli olmaz.

Dip'i geçmek için tek formül vardır: daha fazla çabalamak.

Ben dipi gördüm. Lisede de gördüm, YGS/LYS'de de üniversiteye girdikten sonra da. Şuan da bazı konularda dipteyim, bu gayet olağan. Dipten kurtulup suyun yüzeyine çıkınca beni bekleyen hazinelere kavuşacağımı biliyorum ve daha da çabalıyorum, sana anlattığım gibi. Ne de olsa bunu deneyimledim; lisemin çok kötü olmasına direnmem, 50 bininci olmayı kabul etmemem, 3 bin gibi bir sıralamaya girmemi sağladı.

Şimdi bu söylediklerimi şuan nerede olduğuna bakarak iyice düşün. Hayallerini gerçekleştirmek için dipi alt edecek misin?

Sınavı-Yerim'i takip eden özel insanlardansın, bunu senden beklerim. Seçim şansın yok, dipin öteki tarafında görüşmek üzere :)

Okuduğum kitapları güncel olarak buradan takip edebilirsin.

Fikirlerini yorum olarak gönderebilirsin, düzenli olarak kontrol ediyorum.

Tepede görüşmek üzere, bol şans!

7 yorum:

  1. O kadar mutlu oldum ki bu yazıyı okuyunca haftalardır yasadigim durumu ozetlemissiniz gercekten. Çok teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Hocam benim netlerim başlangıça göre düsüyor konu mu soru mu eksik aanlamıyorum lütfen yardım edin

    YanıtlaSil
  3. Hocam benim netlerim başlangıça göre düşüyor konu mu soru mu sıkıntı anlamıyorum lütfen yardım edin

    YanıtlaSil
  4. Yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorum. İtü bilgisayarda okuyorsunuz değil mi? Size birkaç soru sormak istiyorum. İtü benimde bu sene kazanmak istediğim Üniversiteler arasında ve ingilizce bölümünün iyi olup olmadığını merak ediyorum. Dersler %100 ingilizce mi? Yada ingilizce eğitimi iyi mi? İtü de bilgisayar mühendisliği eğitimi nasıl? Yurt dışı imkanları nasıl? Hazırlık okumak zorunlu mu?Kafamdaki bu sorulara cevap verirseniz çok sevinirim.ileride Yurt dışında çalışmak istiyorum ve bunun için imkanlarını merak ediyorum. Cevabınızı bekleyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derslerin tamamı ingilizce. Tek istisnalar Türkçe, İnkılap tarihi dersleri, onların da ingilizce olmasına gerek yok. Bilgisayarı ingilizce okumak büyük avantaj. Hocalar bilgisayar mühendisliği eğitimi konusunda gayet iyiler fakat "İTÜ'ye girdim rahatım" düşüncesi aklına bile gelmesin, okula girdiğin günden mezun olduğuna güne kadar sürekli ders yükü üzerinde olacak. Türkiye'nin en zeki insanlarıyla vakit geçiriyor olacaksın, bir yandan da dersler çok yoracak. Bunları göze alarak gelmelisin :)

      Sil
  5. ben de 12 deyım mezuna kalma fıkrı yazdan berı dusunuyorum lakın mezuna kalırken de cevremın benı ygs sonucu ıle kucumsemesını de ıstemıyorum. su ankı netlerım turkce 22 sosyal 23 net mat 37 net fen 37 net ben turkcenın paragraf sorularını yapamıyorum yanı soruları cozerken aklım farklı yerlere gıdıyor ya da turkcede 33 e kadar geldıgımde sonrasında 33 net yeter dıye dıger soruları bos bırakıyorum ve benzerı sıkıntılar var bu kadar zamanda turkceyı nasıl 35 yapabılırım bu arada hedefım bogazıcı bılgısayar 1500 alıyor

    YanıtlaSil